Maduro’yu bekleyen üç son Erol Mütercimler söyledi

Maduro'yu bekleyen üç son Erol Mütercimler söyledi

Venezuela hem ekonomik hem de idaresel olarak güç günlerden geçiyor. Bir tarafta Amerika Birleşik Devletleri tarafından desteklenen Juan Guaido, öteki tarafta ise şuan ki devlet Başkanı Nicolas Maduro.  Ayrıca ülkenin yurt dışındaki malvarlıklarına ve petrol alacaklarına da el konulmuş durumda. Ülke tam bunların yanında ekonomik krizle de gayret etmeye çalışıyor. Millet ise başkaldırı edip caddelere dökülmüş gidişatta.

300 MİLYAR VARİL PETROLE SAHİP ÜLKE
Venezuela’da yaşanan tüm bu büyümeleri değerlendiren Haliç Üniversitesi Firma Fakültesi Siyaset Bilimi ve Beynelmilel İlişkiler Kısmı Dr. Öğr. Üy. Erol Mütercimler, “Bu toprakların askeri olarak işgali yapılamayacağına göre bu topraklardaki siyasal rejimlerin kendisine bağımlı hale getirilmesinin bir misali. Libya’da, Irak’ta Suriye’de ve Ortadoğu’daki petrol-doğalgaz olan topraklarda ne yapılıyorsa şimdi burada benzersi yapılıyor. Buradaki ana unsur şu: Coğrafya sizin mukadderatınız. Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervine sahip bir ülke. 2017 sayılarına göre 300 milyar varil petrolden laf ediliyor. Misal olarak Amerika Birleşik Devletlerinin rezervi 35 milyar varil. Dolayısıyla Venezuela’nın Amerika Birleşik Devletleri tarafından bu derinlikte alaka odağı olmasının en ehemmiyetli sebebi” ifadelerini kullandı.

Venezuela Devlet Daha Önceki Başkanı Hugo Chavez yarıyılında akraba kayırmacılığı, ülkenin yeraltı kaynaklarını kendi zenginlikleri için kullanmaları, karşılar üzerindeki baskıları, medyayı tekelleştirme adımları ile başlayıp petrol maliyetlerinin 100 dolardan 30 dolarlara kadar gerilemesiyledevam eden süreçle ülkede muhtaçlaşmanın başladığını belirten Dr. Öğr. Üy. Mütercimler, “İçeride milletin bunlardan dinlediği rahatsızlık, yokluk, muhtaçlık, zati Venezuela üzerine harekât hazırlığında bulunan beynelmilel müesses tertibin tanımlayıcısı olan oyuncuların ekmeğine yağ sürdü” dedi.

“ULUSAL PARAYLA ABAJUR YAPIP PAZARDA SATIYORLAR”
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun en büyük yanlışının meclisi feshederek kendi yandaşlarıyla bir meclis kurması olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üy. Mütercimler, “Denildi ki, ‘Sen diktatörlüğe gidiyorsun, ülkede uygulanan rejim faşizme gidiyor, demokrasi ve insan hakları rafa kaldırılıyor, muhalefeti yok ediyorsun, medyayı da kendi tekeline aldın.’ Bu sebeplerle yargılanan Maduro’ya tercihe gitmesini söylediler. Maduro tercih kararı da alsa, içeride neyi derlemeye çalışırsa çalışsın enflasyon yüzde 1 milyonu aşmış durumda. Hatta iş öyle bir hale gelmiş ki ulusal paralarıyla abajur yapılıp pazarlarda satılıyor” ifadelerini kullandı.

“MADURO’NUN ÖNÜNDE FERTSEL OLARAK ÇIKIŞI YOK”
Maduro’nun artık kalıcı olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üy. Mütercimler, “Benim gördüğüm kadarıyla Maduro’yu üç son bekliyor. Birincisi ülkeyi terk ederek başka bir ülkeye politik sığınmacı olarak gidişi kabul edilecek. İkincisi ‘ben gayret ederim, milletin bir kısmı benden yana’ diyerek ayak diretecek. Ondan sonra mümkündür ki suikastla öldürülecek. Üçüncü şık ise Mısır’da olduğu gibi Maduro suçlanarak ömür boyu mapusa mahkûm edilecek. Başka Bir Deyişle Maduro’nun önünde fertsel olarak çıkışı yok” biçiminde söylemede bulundu.

“ORDUNUN YÜKSEK KADEMESİ SATIN ALINIR, BAŞKALDIRI OLMAZ”
Amerika Birleşik Devletleri tarafından desteklenen muhalefet lideri Juan Guaido’nun iktidara geldiğinde ülke içinde yaşanan çalkantıların biteceğini söyleyen Dr. Öğr. Üy. Mütercimler şunları söyledi:

“Öte yandan ülkenin yeraltı zenginliklerinin büyük kısmına beynelmilel karteller el koyacak. İlk etapta bir bolluk görülür. Ülkedeki besin, tarım, ziraat gibi bu sektördeki kartellerine emir verilir. Marketler doldurulur. Petrolün satışıyla alakalı olarak ülkeye yine bir giriş olur. Bir zaman ülkenin içinde dinginlik olur. Bu ne zamana kadar devam eder? 300 milyar varil petrol rezervinin yanı gizeme konuşulmayan doğalgaz, altın, lityum var. Tam bunların üzerine çöreklenecek. Sonraki süreçte içeride başkaldırı olmaz. Ordunun yüksek kademesi satın alınır. Bu iş biter.”

TÜRKİYE’NİN DAYANAĞI PSİKOLOJİK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu arayarak ‘Maduro kardeşim! Dik dur, yanındayız’ diyerek yalnızca psikolojik bir destekledidiğini belirten Erol Mütercimler, “15 Temmuz’da Maduro’nun Türkiye’ye destekledimiş olması onu Tayyip Bey’in gözünde desteklenmesi gereken bir oyuncu olarak gösteriyor. Buradaki dayanak Maduro’nun bu tutumuna. Yoksa milletler arası arenada Türkiye, ‘Maduro’nun muhalefeti susturmak için yaptığı baskıyı, medyayı tekelleştirmesini, demokrasi dışı tutumlarını, insan hakları ihlallerini, ülkesindeki nepotizmi güzel görüyorum’ derse bu kabul edilebilir bir şey değildir. Tayyip Bey’in bunu yapacağını varsaymıyorum. Ama öte yandan da Türkiye, kendi kuruluş felsefesi sebebiyle emperyalizmin buraya yapmayı planladığı bu darbe teşebbüsünü de onaylayamaz” dedi.

“ANKARA DURUŞ YERİNİ DÜNYAYA DOĞRU ANLATMALI”
Burada Ankara’nın davranışının ehemmiyetli olduğuna dikkat sürükleyen Mütercimler laflarını şöyle noktaladı:

“Ankara’nın buradaki davranışı bunun hangisini destekliyor olduğunu dünyaya doğru anlatabilmesinden geçiyor. Yoksa Maduro’yu tam bu negatifliklere karşın desteklemek Ankara’yı çok kasvete sokar. Ankara’nın duruş yerinin 15 Temmuz’la alakalı olarak bir psikolojik dayanak olduğunu ama buralara müdahalenin de Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi ve ideolojisiyle bağdaşamayacağını doğru anlatması gerekli.”