Google’ın Kitaplara Girmesi Gereken 15 Senelik ‘Sosyal Medya’ Zafersizliği

Google’ın Kitaplara Girmesi Gereken 15 Senelik 'Sosyal Medya' Zafersizliği
Gşöhretimizin en kıymetli ve en öğrenilir işletmelerinden Google, sosyal medya işinde tutarlı bir zafersizlik anıtı. “Zafersizlikten nasıl ders alınmaz?” sualine, belki de en sağlam yanıtlardan birisiyle karşınızdayız. Bu yazının ardından “Google inadı” kavramının kitaplara girmesi gerektiğini düşüneceksiniz.

Aynı kusuru tekerrür etmemek için elimizden geleni yaparız, ancak bunun için kusur yaptığımızı kabul etmek gerekir. Görünüşe göre Google, bir arama motoru olduğu günlerden 2019’a kadar kusurunu kabul etmeyen bir işletme imajı çizdi. Aynı zamanda büyük işletmelerin nasıl âmâlaştıklarına dair en hoş öykülerden birisini bizlere sunuyor. 

Google’ın bugün bir sosyal medya yaradılışına çok da lüzumu yok, ancak olsaydı herşey değişirdi. Sığ bir anlamla Facebook’la iş bedel bir sosyal medya kolu, Google’ı sarih ara dünyanın en zengin işletmeyi yapardı. Android ile herkesin cebinde, YouTube ile her ekranda insanların muhtelif yollarla kendilerini ifade edebilecekleri bir civar kuramadı. 

17 Şubat 2003’te Blogger’ın kurucusu Pyra Labs’ı satın alan Google, metin tabanlı ifade hürlüğü yarıyılına sağlam bir adım attı. Aynı sene MySpace’in en büyük rakibi olan Friendster adlı işletmeyi bünyesine kattı, sosyal ağ reklamcılığı çalışmalarına başladı. Bir sene sonra Google tarihi bir fırsatı kaçıracaktı.

2004: Orkut’u hiç dinlediniz mi? 

Şayet Google bu sosyal medya işini doğru yapsaydı, büyük olasılıkla Mark Zuckerberg yerine bugünlerde Orkut Büyükökten’i konuşacaktık. Büyükekten, şu anda Hindistan merkezli bir sosyal ağ işletmeyi olan Hello Network’nam sahibi. Türk mühendis, Google’ın daha önceki üst seviye idareyicilerindendi. Onu Google’da üst mevkilere çıkartan projesi ise Orkut ismini verdiği sosyal ağ fikriydi. 

Google, Orkut adındaki bu projeye çok sıcak bakmış, Büyükökten’i tepe idareyicilerinden birisi yapmıştı. 2004 senesindeydik, bir sene sonra ortaya Facebook çıkacaktı. Orkut, Facebook bir bebekken 300 milyon kullanıcıya sahipti, Facebook bu rakama 2009’da ancak ulaştı. 2008 senesinde Büyükökten Google’da mahsul idareyicisi oldu, Orkut projesinden böldü. Google, onun yerine bir idareyici bulamadı. Facebook, zamanla Orkut’u kullanıcısı rakamı açısından geçti ve doruğun sahibi oldu. Orkut 2010 senesinde tarihe karıştı, Büyükökten Google’dan tamamen bölüp kendi işletmesini kurdu. Fakaaaaattt, buraya gelene kadar Google daha çok fırsatı tepecekti.

2004: Gmail çıkageldi

Bir sosyal medya teşebbüsü olmasa da Google 2004 senesinde başladığı testleri 2007’de bitirdi ve Gmail’i kullanıma sundu. Şu gizemeler dünyanın en çok kullanılan e-posta servisi olan G-mail’de gezen postaların %70’e yakını spam içeriklerden oluşuyor. Başka Bir Deyişle çok büyük olasılıkla beklemediğiniz bir maili ciddiye almıyorsunuz. 

2005: Foursquare yokken Google Dodgeball vardı

Konum tabanlı sosyal medya yaradılışı Dodgeball’ı satın alan Google, bir de buradan deneyeyim dediğinde takvimler 11 Mayıs 2005’i gösteriyordu. Telefonların konum bilgilerine göre çalışan Dodgeball, etrafınızdaki kullanıcılara bildirim yollama kısmeti veriyordur. Bir nevi, aynı kafede bulunduğunuz bir başka kullanıcıyı, Facebook’ta dürtmek gibiydi. Başka Bir Deyişle işin içinde duygu, paylaşım yoktu. 

Aynı sene Google Talk devreye girdi, telefonlar telsiz gibi fiyatsız biçimde kullanılmaya başlandı. Teşekkürler Google, zati herkesin trafik polisi gibi gezmeye lüzumu vardı. 

2006 senesinde Gmail’e sohbet özelliği geldi.  Google sanırım burada özgeçmiş yolladığımız bireylere “Slm cnm, nbr?” diyeceğimizi düşünmüştü. Aynı sene ortak evrak üzerinde farklılık yapmaya izin veren Writely hizmeti devreye girdi. Bugün aynı hizmeti Google Dökümanlar olarak kullanıyoruz. 

Tinder yokken Google Romance vardı, ancak yalnızca bir şakaydı:

Google, 1 Nisan 2006’da Romance adlı bir hizmetini tanıttı. İnsanlar psikolojik özelliklerine ve alışkanlarına göre birbirleriyle eşleşecek, buluşmalaşacak ve buluşacaklardı. Ne yazık ki Google’ın bu teşebbüsü bir 1 Nisan şakasıydı, cidden. Sonralar da aynı işi yapan Tinder aldı başını gitti. Google yeniden avcunu yaladı,

Resim paylaşmak için heyetse de Photoshop seçeneği olan Picassa heyetti:

Yeniden 2006’da Google, bu kere resimleri çevrimiçi tertip etmeye paylaşmaya olanak tanıyan Picassa ile karşımıza çıktı. İnternet üzerinde resim albümleri oluşturmak hoştu, ancak yeniden insanların birbirleriyle etkileşime girmelerini sağlayacak esas ögeden yoksundu. Burada fikir beyan etme olanağınız yoktu. 

Bir zamanlar sosyal medya sitesi olan YouTube artık Google’ın oldu:

9 Ekim 2006’de Google, şahsi video içeriklerimizi paylaşma fikriyle yola çıkan YouTube adlı internet projesini 1,65 milyar dolara satın aldı. İşte günden sonra YouTube, artık bir video platformu olmaya başladı. Nitekim hala Facebook ya da Twitter’a doğrudan rakip olacağı bir hizmet değildi. Zati öyle de olamadı. YouTube’da video paylaşmanın emeli, sizi tanımayan insanlara erişmekti. 

MySpace ve Google, ortak olmaya karar verdi. Hedef Facebook’a doğrudan rakip olmaktı

Daha evvel reklam ortaklığı kuran MySpace ve Google, Facebook’un büyeceğini farkına varmıştı. Ortaklığın ilk mahsulü, OpenSocial isminde bir proje oldu. OpesSocial, öteki tam Facebook seçeneği olan sosyal mecralara üçünü parti uygulama sunmak, hesapları bir yerden idaremeye manipülasyon fikriydi. 

Google’ın kavramadığı, insanların her mecrayı değişik emellerle kullanıyor olmasıydı. MySpace, Yahoo, Hi5, Bebo, henüz kapanmayan Orkut, Friendster, LinkedIn gibi markalar bu işe ortak oldu. Google bir anda herkesi Facebook’un üzerine salma istemişti. Bu deneyim mobilde sosyal medya tecrübeyi için iyi şeyler öğretti, ancak yeniden zafersizlik yaşandı.

Google Facebook’a kafayı iyice taktı. Sosyal ağ olan ya da olmayan tüm web sitelerini bir noktaya toplayan Friend Connect projesi ortaya çıktı:

Fiyatsızdı, geliştiriciler dışında yazılım bilgisi olmayan insanlar da Google’ın Friend Connect ağını kullanabiliyorlardı. Yeniden bir zafersizlik timsali olduğunu söylemeye gerek yok sanıyoruz. 

Aynı sene yalnızca 6 ay sonra makbuzu çekilen Google Lively isminde bir proje daha ortaya çıktı. Google bu projenin emelini “insanların web etrafında kendilerini ifade etmesini basitleştirmek” olarak söyledi, ancak proje kendisini dahi ifade edemeden rafa kalktı. 

Yeniden aynı sene, arama neticelerine bir resim gibi yorum yapabileceğiniz yeni bir proje daha ortaya çıktı. Search Wiki ismindeki bu teşebbüs, Google arama neticeleri altında müzakere döndürme fikrine sabrediyordu. Eş fikre sahip olan lügat siteleri dahi Türkiye’de alıp başını gitmişken, Google yeniden kendine ait olmayan bir fikre sahip çıkmaya çalıştı. 

2008, Google için bir çuvallama senesiydi. 

2009’da dostlarınızın konumunu harita üzerinden görebileceğiniz Google Latitude piyasaya sürüldü:

Hani daha evvel bir Dogeball vardı, anımsadınız mı? İşte o proje yerini Latitude projesine vazgeçti. Hücresel bilgi yoluyla, insanların birbirleriyle konum paylaşması görüşü Google’un güzeline gitmişti. Aynı zamanda tüm konumunu herkese açan tüm kullanıcıları harita üzerinde görebiliyor, onlarla iletişim kurabiliyordunuz. Bu sosyal medya işi iyice köşe kapmacaya dönmüştü. 

Aynı sene Google Waves adlı bir sosyal ağ daha ortaya çıktı. İlk olarak geliştiricilere açıldı, ardından 100 bin kullanıcıya erişti. İnsanlar e-mail, sosyal medya hesapları ve wiki sitelerini tek bir yerde görebilme fırsatı tuttular. Sonra bu proje tamıyla e ticaret devi e-Bay’e satıldı. 

2010: İki daha önceki mühendisi Google’ı resmen kazıkladı

Hem arama hem de sosyal medya tecrübesini bir araya getiren Aardvark o nasıl adsa artık, karıncayiyen demek, iki daha önceki Google mühendisi tarafından kurulmuştu. Google, bu projeyi 50 milyon dolara satın aldı. Slogan çok hoştu “Sosyal arama” , ancak bu fikir de yakalamadı. 2011 senesinde proje rafa kalktı. 

Aynı sene Google Buzz isminde, iletileşme platformu da ortaya çıktı. Google e-posta adresleriniz üzerinden, dostlarınızla resim ve gidişat paylaşımı yapabileceğiniz, yorumlaşabileceğiniz bir sistemdi. Herkes tüm etkinliği Gmail ekranından hakimiyet ediyordu. 2011’de Buzz’da tarihin tozlu raflarında yerini aldı. 

28 Haziran 2011’de canına tak eden Google, Google+ platfomunu kullanıma açtı:

Bir cinsli dikiş yakalatamayan şirket, artık kesin bir karar vermişti. Kimsenin kullanmayacağı, ancak bir kenarda duracak sosyal medya platformu inşa edilecekti. Etraflar, Konuar ve Video Sohbet gibi öteki şirketlerden alınan bazı uyarlama özellikler bu platforma dahil edildi. Kağıt üzerinde Google’ın 4. fotoğrafı sosyal ağ teşebbüsüydü, ancak daha aşırısı da vardı. 

2011 aralık ayında 18 yaş üzeri 65 milyon kullanıcı barajını aşan Google+, 2012 sonunda 500 milyon kullanıcıya erişti. Gel zaman git zaman Facebook ve Twitter’ın mobil tecrübeyi büyümeye başladı. WhatsApp ve Instagram’ı bünyesine katan Facebook artık sosyal medya işinin tek lideriydi. Google+, mobil tecrübe açısından geri tasarıda kalmaya başladı. 

500 milyon kullanıcı rakamı, 2 milyarlık Facebook’u düşündüğünüzde az geliyordu. Google bu projeye büyük bir inatla devam etti. Taaaa kiii 2019’a kadar.

2 Nisan 2019: Güle Güle Google+ …

Google, aldığı bir iptal kararıyla daha sosyal medya kullanıcılarını donakaltmadı. Evet, az da olsa Google+ kullanan insan vardı. Nitekim Google’ın yapması gereken büyük markaları ve namlı simaları platforma sürüklemek, daha renkli bir tecrübe sunmaktı. 

Snapchat dahi, yalnızca bir teşebbüs olarak dev işletme Google’a sosyal medya mevzusunda çalım atabilmişti. Facebook geçen senelerin ardından ana hizmetinde eforunu kaybetti, Instagram ile yıldızlaştı. LinkedIn, Microsoft tarafından satın alındı ve altın çağına giriş yaptı.

Google+ haricinde tüketilen suratlarca milyar dolara karşın Google, sosyal medya mevzusunda kıvılcım dahi yakamadı. Minik bir konutu ısıtacak kadar çalışan Google+ ise 2 Nisan 2019’dan itibaren tarihe karışacak. 

Peki bundan sonra ne olacak?

Google, muhtemelen önümüzdeki senelerde yeni bir sosyal medya platformu ile karşımıza çıkacak. Bu platform çok büyük bir olasılıkla en güvendiği markası YouTube ile entegre biçimde çalışabilen, Gmail’deki müessesesel normlardan uzak bir yapıya sahip olacak. Hiç olmadı, artık sosyal medya mecrası kalitesine sahip olan bir uygulamayı satın alıp yoluna devam eder. Anlaşılan o ki Google bunu kendi yollarıyla muvaffak olamayacak. Her şeye karşın Google’ın tüm bu zafersizlikten bilmediği kesin.