Amerika Birleşik Devletlerinin İran petrolünü niyet alan yaptırımları devreye giriyor

Amerika Birleşik Devletlerinin İran petrolünü niyet alan yaptırımları devreye giriyor

Ekonomisi büyük miktarda petrole dayalı İran’ın petrol ihracatını niyet alacak ikinci safha yaptırımlar TSİ 08.00’de devreye giriyor. 5 Kasım’dan itibaren İran Milli Petrol Firmayı NIOC ve ona bağlı İran Petrol Ticaret Firmayı NICO ile İran Milli Tanker Firmayı’nin NITC beynelmilel faaliyetleri kısıtlanırken bu kuruluşlar veya bağlı firmalardan petrol veya petrokimya mahsulleri satın alınması da dahil olmak üzere petrol ile alakalı operasyonların yasaklanması kastediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, yaptırımlarla ayrıca ülkenin liman şirketçileri, tersaneleri ve gemi ile taşımacılık sektörünü de ambargo kapsamına almayı ve İran İslam Cumhuriyeti Gemicilik Firmayı IRISL, İran Güney Gemicilik Hattı Firmayı veya bağlı kuruluşları da dahil olmak üzere gemicilik ve gemi inşası sektörlerinin faaliyetlerini yasaklamayı kastediyor.

Yabancı finansal kuruluşların İran Merkez Bankası ve İran’la irtibatlı mali kuruluşlar ile harekâtlarına yaptırım getirilirken İran’a sigorta veya reasürans sağlanması da menediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri, İran’ın, Suriye, Lübnan ve Yemen başta olmak üzere, bölgesel nüfuzunu ve elindeki balistik füzeleri kullanarak Ortadoğu’yu kararsızlaştırdığını korunurken aynı zamanda İran ile yapılan nükleer uyuşmanın da yalnızca nükleer sorunla alakalı olduğunu ve İran’ın konvansiyonel efora sabreden askeri faaliyetlerini hudutlandırmadığı bahaneleriyle İran’ı görüşme masasına sürüklemeye çalışarak Tahran’a kendi siyasetlerini dayatmayı kastediyor.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın selefi Barack Obama tarafından 2015 senesinde İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya ve Çin ile beraber imza atılan nükleer uyuşmadan, ülkesini 8 Mayıs’ta sürükleme kararını almasının ardından Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı, İran’a müteveccih yaptırımların 90 ve 180 günlük iki evreyle yine uygulanmaya başlayacağını duyurdu. 90 günlük zamanın dolmasıyla 7 Ağustos’ta nükleer uyuşmanın ardından kaldırılan İran’a müteveccih yaptırımların ilk safhası yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren İran hükümetinin Amerika Birleşik Devletleri Doları ile ticaret yapması ve altın ve kıymetli madenlerle ticareti yasaklandı. Yaptırımlarla İran’ın devlet bonoyu ihalesi açması veya bono satması menedilirken ülkenin otomotiv ve sivil havacılık sektörleri de ambargo kapsamına alındı. 

Yaptırımların tamamen devreye gireceği tarihi 5 Kasım olarak duyuran Amerika Birleşik Devletleri, bu tarihi söylediği andan itibaren İran’ın petrol ihracatını sıfırlamaya dönük mücadelelere girişti. Amerika Birleşik Devletleri, 5 Kasım’dan itibaren Tahran’dan petrol sevkiyatına devam eden ülkeleri ve firmaları yaptırım uygulamakla tehdit etti. Amerika Birleşik Devletlerinin nükleer uyuşmadan çekilmesinin ardından yaptırımların tamamen devreye alınması için verdiği 180 günlük vakit dolarken İran’ın petrol ihracatı Amerika Birleşik Devletleri idaresinin amaçladığı gibi sıfırlanmasa da büyük darbe aldı.

İran’ın petrol ihracatı yüzde 34 eksildi 

İran Milli Petrol Firmayı’ne göre, ülkenin takribî 150 milyar varil çiğ petrol rezervi ve 33,5 trilyon metreküp doğalgaz rezervi bulunuyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı OPEC içinde Venezuela ve Suudi Arabistan’ın ardından en büyük üçüncü petrol rezervine sahip İran, dünyada da Kanada’nın ardından en büyük dördüncü büyük petrol rezervine sahip ülke konumunda.

İran Petrol Bakanlığı’nın istatistiklerine göre, nisanda günlük 2,87 milyon varil çiğ petrol ve kondensat ihraç eden Tahran, ihracatın takribî yarısını 1,4 milyon varille Çin ve Hindistan’a yaptı. Bu yarıyılda 2,87 milyon varilin yüzde 60’ı Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore’ye ihraç edilirken geri kalanı Avrupa Birliği AB, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri’ne Birleşik Arap Emirlikleri sevk edildi.

Zengin petrol yataklarına sahip İran’ın petrol ihracatı, Amerika Birleşik Devletlerinin 8 Mayıs’ta nükleer uyuşmadan tek taraflı çekilmesinin ardından kademeli olarak eksilmeye başladı.Mayısta günlük 2,7 milyon varil petrol ihraç eden İran, muhtelif tanker izleme bilgilerine göre, eylülde takribî 1,9 milyon varil petrol sattı. Buna göre, Tahran’ın petrol ihracatında nisandan eylül ayının sonuna kadar günlük 970 bin varil kayıpla yüzde 34 düşüş kollandı.

Çin İran’dan petrol sevkiyatlarını eksiltirken Hindistan artırdı

Tahran’ın en büyük iki alıcısı olan Hindistan ve Çin, Amerika Birleşik Devletlerinin İran’ın petrol sektörüne yaptırımlarına karşı dayanmayı sürdürüyor. Buna karşın Çin’in İran’dan petrol ihracatında eylülde büyük oranda düşüş kollandı. Çin Genel Gümrük Yöneti bilgilerine göre, İran’dan ağustosta günlük 786 bin varil çiğ petrol ithal eden Çinli firmalar, eylülde bu ölçüyü yüzde 34 düşürerek 518 bin varile indirdi.

İran’dan ağustosta günlük 523 bin varil çiğ petrol ithal eden, Çin’den sonra ikinci büyük petrol alıcısı Hindistan ise eylülde petrol sevkiyatlarını yüzde 1 artırarak İran’dan günlük 528 bin varil petrol ithal etti. Hindistan’ın, İran’dan petrol ihracatını ehemmiyetli miktarda düşürmesi koşuluyla Amerika Birleşik Devletleri tarafından bir vakit için yaptırımlardan muafiyet kapsamına alındığı belirtiliyor. 

Çin ve Hindistan ile beraber Türkiye, İtalya, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan ve Japonya gibi ülkeler de İran’dan petrol ve kondensat ithalatına devam etti.

Türkiye ile beraber 8 ülke yaptırımlardan muaf yakalandı

Türkiye, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bir hayli kere had safhadan yapılan söylemelerle Ankara’nın bu yaptırımlara uymayacağını ortaya koydu. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, iki gün evvel yaptığı söylemede, İran’dan petrol ithalatını kayda bedel biçimde düşürmekle beraber sıfırlayamayan 8 ülkeye, petrol ithalatı için geçici muafiyet tanınacağını duyurdu. Pompeo, bu ülkelerin de pazartesi günü söyleneceğini ifade etti. Pompeo, AB ülkelerine hiçbir muafiyet tanınmayacağını açıkladı.

Türkiye’nin petrol ithalatçısı TÜPRAŞ’ın, ambargodan kademeli olarak muaf yakalanması doğrultusunda Amerika Birleşik Devletleri ile uyuştuğu belirtiliyor. Enerji ve Natürel Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez de cuma günü, “Türkiye’nin muafiyet gösterilecek ülkeler arasını olduğunu öğreniyoruz. Ancak ayrıntılar elimize erişmedi.” söylemesi yaptı.

Türkiye ile beraber Hindistan, Güney Kore ve Japonya’nın geçici vakit ile yaptırımlardan muaf yakalandığı belirtiliyor.Enerji Piyasası Tertip Etme Müessesesinin “2018 Ağustos Ayı Petrol Piyasası Sektör Raporu”na göre, Türkiye bu ayda İran’dan günlük 153 bin varile tekabül eden 647 bin 322 ton petrol ithal etti. Eylül ayı fotoğrafı bilgileri söylenmedi ancak tanker izleme istatistikleri bu sayıyı eylül ayında günlük 172 bin varil olarak hipotez ediyor. 

Güney Kore ve Japonya muafiyet ısrarını sürdürüyor

Yaptırımlardan muafiyet elde edebilmek için uzun vakit Amerika Birleşik Devletlerili yetkililerle görüşmelerini sürdüren Güney Kore, ağustostan sonra İran’dan petrol sevkiyatını tamamen durdururken, Japonya bu ayda İran’dan ithalatı ehemmiyetli miktarda eksiltti. Haziran ayında bu ülkeden günlük 183 bin varil petrol ithal eden Japonya, eylülde bu sayıyı 43 bin varile kadar düşürdü.

Amerika Birleşik Devletlerinin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkan AB azası ülkelerin firmaları ise buna karşın temmuzda İran’dan petrol alımlarını eksiltmeye başladı. Nisan ayında İran’dan günlük 460 bin varil çiğ petrol ithal eden İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan ve Hırvatistan gibi AB ülkelerinin petrol ticareti eylüle gelindiğinde takribî 300 bin varil seviyelerine geriledi. Fransız firmalar ise haziran haysiyetiyle İran’dan petrol sevkiyatını durdurdu.

İran, petrolünü enerji borsasında satışa sundu 

Petrol ihracatını tehdit eden yaptırımlar yürürlüğe girmeden evvel ülkede nakit akışını sağlamayı kasteden İran hükümeti, 28 Ekim’den itibaren 1 milyon varil petrolü Beynelmilel İran Enerji Borsası üzerinden satışa sundu. İran Petrol Bakanlığı, enerji borsası üzerinden petrol satışıyla alakalı ödemelerin yüzde 20’sinin riyal, yüzde 80’inin de döviz üzerinden yapılabileceğini duyurdu. Söylemede petrol maliyeti 79,15 dolar olarak tanımlanırken siparişlerin en az 5 bin ton ya da 35 bin varil olarak alınacağı belirtildi.  

Hükümetlere karşın firmaların bir hayliyi İran’dan çekildi

Başta AB, Rusya ve Hindistan gibi Amerika Birleşik Devletlerinin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkan ülkelerin enerji firmaları, İran’dan doğrudan petrol sevkiyatını hâlihazırda eksiltmiş vaziyette. Çin’in Sinopec ve Çin Devlet Petrol Firmayı’nin CNPC de İran’la ticareti sonlandırdığına müteveccih haberler beynelmilel medyada yer aldı. İran-Çin Ortak Ticaret Odası Başkanı Esedullah Asgerovladi de kısa vakit evvel Çin bankalarının İranlı firmalarla ticari operasyonları durdurduğunu duyurdu. Tahran ve Pekin’in ticari harekâtlarını Amerika Birleşik Devletleri doları kullanmadan sağlayacak bir mekanizma üzerinde çalıştığı belirtiliyor. 

Küresel pazarda dolar ile operasyon asıllaştıran ve Amerika Birleşik Devletleriyle ehemmiyetli ticari ilişkilere sahip İran petrolünün başlıca alıcıları arasındaki İtalya’dan ENI ve Saras, Fransa’dan Total, Hollanda’dan Royal Dutch Shell, Rusya’dan Lukoil gibi firmalar, İran’la ticarette farklı bankacılık alternatifleri ve yaptırımlardan muafiyet ısrarından netice alamayınca Tahran’la ticareti sonlandırdı.

Petrolde Suudi Arabistan ve Rusya ittifakı 

Washington yönetimi, İran’ın ihracatının yasaklanmasıyla petrol pazarında doğacak boşluğu doldurması için OPEC’in en büyük üreticisi Suudi Arabistan’a, petrol imalini artırması arzında bulundu. Bu arzı kabul eden Riyad yönetimi mayısta 9,9 milyon varil olan günlük petrol imalini eylülde 10,53 milyon varile çıkardı. Mayıs ayında günlük vasati 3 milyon 829 bin çiğ petrol üreten İran’ın ise eylüle gelindiğinde petrol imali 3 milyon 447 bine geriledi.

İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, 22 Ekim’de İran Petrol Bakanlığı’na bağlı SHANA haber ajansına yaptığı söylemede, Suudi Arabistan’la beraber petrol imalini artıran Rusya’nın, İran’ın petrol piyasasındaki yerini alamayacağını söyledi. 

İran’ın OPEC Temsilcisi Hüseyin Kazımpur Erdebili de SHANA’da yayımlanan bir konuşmasında Rusya ve Suudi Arabistan’ın petrol piyasasını dengeleme gerekçesiyle İran’ın pazar hissesini ele geçirme peşinde olduğuna söyledi. 

Amerika Birleşik Devletlerinin İran petrolüne yaptırım mücadelelerinin dünya petrol piyasalarını Rusya ve Suudi Arabistan’ın rehini haline getirdiğini ifade eden Erdebili, “Bir taraftan Rusya ve Suudi Arabistan dünya petrol pazarını dengeleme gerekçesiyle İran’ın hissesini kapma peşindeyken değişik taraftan bazı OPEC aboneleri Amerika Birleşik Devletleri ile el ele vererek teşkilatın kurucu azalarına darbe vurma mücadelesi içinde.” dedi.

AB’den Washington’a karşı İran’la ticaret mekanizması 

İran’ı dünyadan izole etmeyi kasteden Amerika Birleşik Devletlerinin tek taraflı yaptırımları, yalnızca İran’ı değil, başta Almanya ve Fransa olmak üzere İran’la ticari ilişkileri olan bir hayli AB ülkesini de etkiliyor. AB, ayrıca İran’ı nükleer uyuşmada yakalayabilmek için de gayret tüketiyor. Bu kapsamda daha evvel İran’la iş yapan firmaları Amerika Birleşik Devletleri yaptırımlarından gözetecek “Yasaklama Mevzuatı”nı devreye sokan Brüksel, kurduğu yeni ticari mekanizmayla Amerika Birleşik Devletlerinin İran yaptırımlarını bertaraf etmeye hazırlanıyor.

AB’nin uygulamaya alacağı yeni finansal ödeme mekanizması, doları devre dışı vazgeçmeyi ve firmaların AB kanunlarına uygun olarak İran ile ticaret yapmaya devam etmesini sağlamayı kastediyor. Mevzubahisi yeni ticaret mekanizmasının İran’la ticaret yapmak isteyen değişik ülkelerin de kullanımına sarih olması tasarlanıyor.

Amerika Birleşik Devletleri yaptırımlarının İran ekonomisine tesirleri 

Ekonomideki negatif tablonun en net göstergesi, İran para üniteyi tümenin dolar karşındaki rekor bedel kaybı oldu. İran’da döviz kuru Ağustos’ta tarihinin azami seviyesini görürken esas yiyecek mahsulleri, araba ve uçak bilet maliyetlerinde astronomik çoğalışlar yaşandı. İran milli para üniteyi tümenin Amerika Birleşik Devletleri doları karşısında mart ayının son günlerinde başlayan bedel kaybı, ağustos ayından sonra daha da sürat kazandı.

Nisan ayının başlarında 1 Amerika Birleşik Devletleri dolarının 4 bin tümen seviyelerinden 6 bin 100 tümene fırlaması Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetini harekete geçirdi. İran Merkez Bankası, tümenin döviz kurlarına karşı bedel kaybını önlemek emeliyle 10 Nisan’da doları 4 bin 200 tümen olarak değişmezledi. Ancak hür kur ile fotoğrafı kur arasındaki fark, yolsuzlukları da birliktesi getirdi.

Mayıs ayında hür piyasada 1 Amerika Birleşik Devletleri doları 6 bin 500 tümen seviyelerinde operasyon görürken 26 Eylül’de tarihi seviyesine erişerek 17 bin tümeni gördü. Bugün bu sayı, 14 bin tümen seviyelerine izliyor. Buna göre, İran para üniteyi tümen, Amerika Birleşik Devletlerinin nükleer uyuşmadan çekilmesinden bu yana yüzde 115 bedel kaybetti.

İran ekonomisindeki kriz sadece milli paranın dolar karşında bedel kaybıyla hudutlu kalmadı. İran İstatistik Kurumu’nun bilgilerine göre, İran ekonomisi ilk çeyrekte İran senesine göre 21 Mart – 21 Haziran sadece yüzde 1,7 gelişti. Bunun ekonomideki en besbelli işareti mayısta yüzde 9,7 olan enflasyon oranının eylülde yüzde 31,4’e yükselmesinde görülüyor.

İran para ünitesinin bu biçimde süratle bedel kaybetmesi, eforuna da ciddi bir darbe vurdu. İran’da bu sene 1 milyon 114 bin 140 tümen olarak tanımlanan minimum fiyat mayıs ayındaki döviz kurlarına göre takribî 170 Amerika Birleşik Devletleri dolarına denkken mevzubahisi sayı bugün haysiyetiyle hür piyasa kuruna göre 80 doların altına gerilemiş vaziyette. 

Amerika Birleşik Devletlerinin İran’a dayattığı koşullar 

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, mayısta İran yaptırımları kapsamında Tahran idaresine 12 koşul sunmuş, bu koşullar yerine getirilmediği sürece “tarihteki en ağır yaptırımların” tanımlanan zamanda devreye gireceğini belirtmişti.

İran ile yeni bir uyuşmaya gereksinim dinlendiğini ifade eden Pompeo, bu yeni nükleer uyuşma için söylediği 12 koşul arasında İran’ın “uranyum zenginleştirmeyi durdurması” ve plütonyum ön operasyona faaliyetine asla başlamamasının yanı gizeme “ülke çapındaki tüm nükleer kuruluşlarına kaygısız koşulsuz giriş ihtimali sunması” da bulunuyor.

Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, İran’da tutuklu “tüm Amerika Birleşik Devletleri yurttaşlarının” hür vazgeçilmesi, Yemen’deki Husilere takviyenin sonlandırılması, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü’nün faaliyetlerine son vermesi, İran’ın tüm eforlarını Suriye’den sürüklemesi ve İsrail’i tehdit etmekten bırakması koşullarını öne sürüyor

Bir cevap yazın